Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Beyaz Liste Başkan Adayı Zahir Kandaşoğlu, 24 Ekim’de yapılacak oda organ seçimleri öncesinde basın açıklaması yaptı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararıyla 1.565 üyenin oy kullanma hakkının yeniden verilmesini değerlendiren Kandaşoğlu, seçim sürecinde hak, hukuk ve adalet ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini belirtti.
YSK’nin söz konusu üyelerin seçmen listelerine yeniden dahil edilmesine yönelik kararından memnuniyet duyduklarını ifade eden Kandaşoğlu, yaşananların yalnızca oy kullanma hakkının iadesiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Van TSO seçim süreçlerinde son yıllarda yaşanan tartışmalara dikkat çeken Kandaşoğlu, “Van halkı ve Van Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri olarak bu meselenin altını kalın çizgilerle çizmek zorundayız. Van halkının, yediden yetmişe herkesin bu konu üzerinde durması ve yaşananları sorgulaması gerekiyor. Türkiye genelinde 365 oda ve borsa bulunmaktadır. Peki, neden diğer oda ve borsalarda bu tür sorunlar yaşanmazken, üç-dört seçimdir Van Ticaret ve Sanayi Odası seçim süreçlerinde bu kadar ciddi tartışmalar, haksızlık iddiaları ve hukuki sorunlar yaşanmaktadır? Bunun hesabını sormak, bu meselenin takipçisi olmak zorundayız. Neden Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda bütün yetkiler genel sekreterin elinde toplanmış gibi bir tablo ortaya çıkıyor? Genel sekreterin yönetim kurulu başkanı ve yönetimin üzerinde bir konumda olduğu izlenimi neden oluşuyor? Bunun sebebini kamuoyuna açıklamak gerekiyor.” dedi.
Üyelerin meslek gruplarının değiştirilmesi, NACE kodu düzenlemeleri ve askıya alınan üyeliklerle ilgili iddiaları gündeme getiren Kandaşoğlu, “Genel sekreter, bu odanın üyelerinin ödediği aidatlarla maaşını alan bir kamu hizmeti görevlisi değil, odanın çalışanıdır. Görevi, bütün üyelere eşit ve tarafsız hizmet vermektir. Herhangi bir grubun tarafında yer alarak oda hizmetlerini yürütmesi kabul edilemez. Bu konudaki iddiaların da ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesi gerekir. Diğer taraftan, üyelerimizin NACE kodları neden sürekli değiştirilmektedir? Meslek gruplarımız hangi gerekçelerle bir gruptan başka bir gruba aktarılmaktadır? Askıya alınan üyelikler nasıl oluyor da belirli gruplara aktarılabiliyor? Yıllar önce vergi terkini yapılmış, ticari faaliyetini sona erdirmiş kişilerin yeniden listelerde yer almasının gerekçesi nedir? Hem askı listelerinde hem de normal üye listelerinde ortaya çıkan bu tür durumların açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Burası sıradan bir kuruluş değil; üyelerinin haklarını korumakla yükümlü, resmî bir meslek kuruluşudur. Dolayısıyla bütün bu işlemler şeffaf biçimde incelenmeli ve kamuoyuna açıklanmalıdır.” şeklinde konuştu.
Seçim sürecinde bütün adayların eşit şartlarda yarışması gerektiğini ifade eden Kandaşoğlu, oda yönetiminin imkânlarının herhangi bir adayın lehine kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Mevcut yöneticilerin aday olabileceğini belirten Kandaşoğlu, seçim sürecini yönetme veya etkileme konumunda bulunan kişilerin görevlerini sürdürmesinin tarafsızlık açısından doğurabileceği sakıncaların değerlendirilmesini istedi. Kandaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Seçim sürecinin bundan sonra da adil, tarafsız ve şeffaf biçimde yürütülmesini istiyoruz. Van Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu başkanının, yönetim kurulu üyelerinin ve genel sekreterin seçim sürecindeki konumları konusunda ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Bizler bu odanın üyeleriyiz. Bu odaya aidat ödeyen, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve Van ekonomisine katkı sunan insanlarız. Seçim sürecinde tarafsızlığın korunmasını istiyoruz. Talebimiz açıktır: Aday olan hiç kimseye ayrıcalık tanınmamalı, oda yönetiminin imkânları hiçbir adayın lehine kullanılmamalıdır. Mevcut yöneticiler aday olabilirler; ancak seçim sürecini yöneten ve etkileyebilecek konumlardaki kişilerin görevlerini sürdürmelerinin tarafsızlık açısından doğuracağı sakıncalar mutlaka değerlendirilmelidir. Seçim sürecinin bağımsızlığı güvence altına alınmalı, gerekli görülmesi hâlinde yönetim ve idari görevler ilgili mevzuata uygun şekilde tarafsız kişilere devredilmelidir. Bizim kabul edeceğimiz tek şey; hak ve hukukun üstün olduğu, bütün adayların eşit şartlarda yarıştığı, hiçbir üyemizin hakkının yenmediği ve seçim sonuçlarına gölge düşmeyecek bir seçim sürecidir.”
1.565 üyenin oy kullanma hakkının yeniden verilmesini kişisel bir başarı olarak görmediklerini belirten Kandaşoğlu, kararın üyelerin haklarının korunması açısından önemli olduğunu ifade etti.