Van TSO tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin dört bir yanını hızlı tren ağlarıyla birbirine bağlama hedefinin ilk bakışta kapsayıcı bir kalkınma vizyonu olarak sunulduğu ancak açıklanan güzergâhlar incelendiğinde ülkenin doğusunu dışarıda bırakan bir anlayışın ortaya çıktığı ifade edildi.
Açıklamada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın dile getirdiği “48 saatte tüm Türkiye’yi gezebileceğiz” hedefinin mevcut planlamayla çeliştiği savunuldu.
Van TSO, “Van, Hakkâri, Bingöl ve Ağrı Türkiye değil midir?” sorusunu yönelterek, hızlı tren ağı dışında bırakılan iller nedeniyle “tüm Türkiye” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bu yaklaşımın kamuoyunda haklı soru işaretlerine neden olduğu ifade edilirken, bölgesel eşitsizliklerin daha da derinleşebileceği uyarısında bulunuldu.
Van TSO açıklamasında, Türkiye’nin doğu sınırında bulunan Van ve çevresinin yalnızca bölgesel değil, uluslararası ticaret açısından da kritik bir konumda olduğu vurgulandı.
İran, Irak, Kürdistan Bölgesi ve Ermenistan ile gelişen sosyo-ekonomik ilişkilerin bölgenin lojistik önemini her geçen gün artırdığı belirtilen açıklamada, bu gerçeklere rağmen hızlı tren projelerinin bölgeyi kapsamamasının ekonomik, sosyal ve jeopolitik açıdan önemli bir çelişki oluşturduğu ifade edildi.
Oda, bu yaklaşımın 2053 Türkiye vizyonuyla örtüşmediğini belirterek, planlamanın bölgeyi dışlayan ve adeta tecrit eden bir anlayışı yansıttığını savundu. Açıklamada, “Bizler Güney Kafkasya perspektifiyle yeni ve bütüncül bir kalkınma stratejisini ülkemizin bütünü için tartışmaya açmışken ortaya konulan bu bakış açısını doğru bulmuyoruz” ifadelerine de yer verildi.
Van TSO, açıklamasında yıllardır gündeme getirdikleri Kesintisiz Van Gölü Demiryolu Hattı Projesi’nin halen hayata geçirilmemesini de eleştirdi.
Mevcut durumda Türkiye’yi İran üzerinden Ortadoğu ve Orta Asya pazarlarına bağlayan demiryolu taşımacılığının Van Gölü üzerindeki feribot sistemiyle sürdürüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, bu yöntemin hem zaman hem maliyet hem de lojistik kapasite açısından ciddi kayıplara neden olduğu belirtildi.
Feribot taşımacılığının çağın gerisinde kaldığı ifade edilirken, Kesintisiz Van Gölü Demiryolu Hattı’nın hayata geçirilmemesinin Van’ın ve Türkiye’nin ihracat potansiyelini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Van Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için yatırımların tüm bölgelere dengeli ve adil şekilde dağıtılması gerektiğini belirtti.
Açıklamanın sonunda, 2053 hızlı tren planlamasının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan Van TSO, güçlü bir Türkiye’nin ancak güçlü bir Van, Bingöl, Hakkâri, Bitlis, Muş ve ülkenin tüm 81 ilinin kalkınmasıyla mümkün olacağını ifade etti. Oda, Doğu Anadolu’nun ulaşım projelerinde hak ettiği yeri almasının yalnızca bölgesel gelişim için değil, Türkiye’nin uluslararası ticaret ve lojistik hedefleri açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.